Darbe ve Cunta Tartışmaları Sürüyor "Karahgah Evleri" olarak anılan iddianamede yer alan unsurlar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin birçok emekli mensubunu dehşete düşürdü. 08 Şubat 2010 / 13:56 |
|
|
Geçtiğimiz günlerde İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen ve kamuoyunda “Karahgah Evleri” olarak anılan iddianamede yer alan unsurlar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin birçok emekli mensubunu dehşete düşürdü.
İçinde, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na mensup bazı teğmenler hakkında 'amirallere suikast girişimi', 'silahlı örgüt üyeliği', 'uyuşturucu kaçakçılığı' ve 'kadın tacirliği' gibi suçlamalar bulunan iddianame ile ilgili konuşan bazı emekli subaylar, yaşanan durumu hayretle izlediklerini belirtti. İddianamede, uyuşturucuya alıştırılan genç subayların örgüte kazandırılması için kızlı erkekli uyuşturucu partilerine götürüldüğü delilleriyle ortaya konuluyor.
“YASADIŞI YAPI ORDUDAN TEMİZLENSİN”
Okuduklarının kendisini dehşete düşürdüğünü belirten emekli Deniz Hâkim Albay Ahmet Cengiz Tangören, genç subayları ağlarına düşüren yasa dışı yapıların bir an önce ordudan temizlenmesi çağrısı yaptı.
“Bizim öğrencilik ve görev yaptığımız zamanlarda Deniz Kuvvetleri içerisinde iddianameye yansıyan tarzda bir yapılanma yoktu. Hiçbir Türk ordusu mensubunun ise uyuşturucu veya kadın düşkünlüğü tarzında bir zaafa düştüğüne şahit olmadım. Bu Silahlı Kuvvetler'e yakışmamaktadır. Dehşete düştüm. Harp okullarında yaşanan yasa dışı yapılanmayı iki kategoride değerlendirmemiz gerekmektedir. Birincisi, bu genç subaylar yasadışı yapılanma için özellikle seçilip harp okullarına mı yerleştirildi? İkincisi ise vatansever dürüst kimliği ile harp okullarına seçilen genç subaylar bu yasa dışı yapının kurbanı mı oldu?”
“ÇETELER ORTAYA ÇIKARILSIN”
Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu da Deniz Kuvvetleri'nde yer aldığı iddia edilen yasa dışı yapılanmanın kısa sürede ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
“Bu iddialar en kısa süre içerisinde ortaya çıkarılıp netlik kazandırılmalı. Art niyetli kişilerin harp okullarında okuyan genç subaylardan birkaçını okul dışında kendi çıkarları için kullanmış olma ihtimali de var. Ortaya çıkan iddiaların akıyla veya karasıyla netlik kazanması TSK'nın itibarı için çok önemli. Ben ordu içerisinde uyuşturucu ile kullanılan subayların varlığı ihtimalini bile kabul etmek istemiyorum.”
“ASKERİ ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİ ÇOK ÖNEMLİ”
Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi ise askeri personelin küçük yaşlardan itibaren kültürel açıdan sağlam bir altyapıyla donatılmasının önemine değindi.
“Askeri öğrenciler silahlı kuvvetlerin en genç elemanlarıdır. Bu tür oluşumlar Silahlı Kuvvetler'in geleceğini yok etmek anlamına gelir. Bunun önüne geçmenin en etkin yolu ise inanç sistemini genç yaşlardan itibaren güçlendirmektir.”
“ZİHNİYETİ BOZUK İNSANLARDAN HER ŞEY BEKLENİR”
Emekli Deniz Kurmay Binbaşı Fuat Özçelebi de yaptığı değerlendirmede, zihniyeti bulanmış olan kişilerden her türlü aykırılığın beklenebileceğini ve tutuklanan subayların bu kişilerle sınırlı kalmayacağını düşündüğünü ifade etti.
“Gazetelere yansıyan haberleri okudukça tüylerim diken diken oluyor. Uzun yıllar mensubu olduğum ve can-ı gönülden hizmet ettiğim kurumun içerisinde ileri derecede uyuşturucu kullanımı ve kadın ilişkileri beni derinden sarstı. Ülkemiz üzerinde çıkar amaçlı planlanan oyunlar var. Bu planları toplumumuzun en hassas kurumu olan ordumuz üzerinden yapmaktalar. Zihniyeti bozuk insanlardan her türlü davranışı beklemek mümkündür.
“ASKERİ OKULLARDA KATI BİR DİSİPLİN OLDUĞU DÜŞÜNÜLÜR; ÖYLE DEĞİL!”
“Askerî okullara kendi hizmetlerini yürütmek amacı ile sızdırılmış bir yapının ortaya çıktığını görüyoruz. Tutuklanan subayların bu kişilerle sınırlı olacağını zannetmiyorum. Haberleri okudukça bu yasadışı yapının kullandığı ve kurbanı olan birçok kişiye ulaşılacağını düşünüyorum. Askerî okullarda herkes katı bir disiplin olduğunu düşünür. Fakat ortaya çıkan bu manzara disiplinin boyutunu ortaya koymaktadır.”
“KOMUTA ZİNCİRİNİN BAŞINDA DOĞU PERİNÇEK VAR”
İddianamede, şüphelilere emir ve talimatların Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından İP Genel Başkanı Doğu Perinçek tarafından verilerek, örgüt tabanına aktarıldığının anlaşıldığı belirtiliyor.
İddianamede yer alan ve şüphelilerden ele geçirilen bir belgede de, üç aşamalı emir komuta zincirinin başında İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in bulunduğu aktarılıyor. Şüphelilerin kaldığı evde bulunan flash belleğin incelendiği ifade edilen iddianamede, flash bellekteki 'Nİ 22' isimli word belgesinde, 'Doğu Perinçek Başkanımızın Emirleri' başlığı altında bir dokümanın bulunduğu hatırlatılıyor. Aynı belgede Aydın Ortabaşı'nın mezun ettiği kız öğrencilerin, yapının sivil tabanına daha hızlı bir şekilde kazandırılması için organizasyonların yapılmasını istediği kaydediliyor.
08.02.2010
Bu videoya henüz yorum eklenmemiştir.